Balavca Deresi, Milas’ın doğal, tarihi ve kültürel mirasının önemli bir ögesi ve bu kesişimsel mirasın bütününe tarih boyunca tanıklık eden önemli bir yapıdır. Dere hem doğal olarak imparatorluk dönemlerinden beri bir kent yaşamının sürdüğü Milas’ın en önemli su yolu bağlantılarından birisi olmuş hem de suyun izi ile birlikte Milas’ın genel kentsel morfolojik alanının biçimlenişinin de kaynağı ve tamamlayıcısı olmuştur. Önemli bir su havzasının kollarından biri haline gelen ve Milas ile buluşan dere; bugün kentsel hafıza içerisindeki yerini ve kamusal kullanım odağını kaybetmiştir. Bu durumu yaratan en büyük sebeplerden biri Anadolu su yollarını ıslah etmek için yaratıcı ve kamusal kullanımı önceleyen çözümler yerine indirgemeci mühendislik çözümlerine odaklanan bir anlayış olmuştur. Bu anlayışın Milas’a yansıması da bugün açısından kentsel yaşam kotuyla ilişkisi kesilmiş, kendini yenileyemeyen, kültürel ve tarihi değerleri geri plana itilerek tasarlanan yapılarla bezeli ve Milas kentsel kimliğinden zoraki olarak dışlanmak durumunda kalan bir Balavca Deresi ortaya çıkarmıştır. Ortaya çıkan duruma müdahale etmek ve Balavca Deresi’nin dönüşüm potansiyeli yüksek izini kullanarak Milas’ın kimliğine değer katacak bir yaklaşım seti oluşturmak “Revalo Balavca” projesinin ana yaklaşımı olmuştur.

Bu ana yaklaşım 3 temel odağa ve alt müdahale gruplarına ayrılarak ortaya bütünlüklü bir plan yaklaşımı çıkarılması esas alınmıştır:

Balavca Deresi’nin Suyun Geri Kazanımı Bağlamında Sürdürülebilir Dönüşümü

Tüm proje alanını geçen dere aksının akışını yeniden düzenleyerek suyun akışına imkan tanıyan ve aynı zamanda su ile birlikte kentsel altyapı sistemlerini de düzenlemeyi ön plana alan bir odak yaratılmıştır. Bu odakla birlikte derenin akış biçimi ve rejimi yeniden düzenlenerek hem derenin akış kotunda hem de kentsel kotla bağlantılı kamusal kullanım ağları kurgulanmıştır. Günümüzdeki kullanımında sadece karayolu ile geçilebilen dere kesitinde yapılan düzenlemeler ile birlikte, su bir bağlayıcı öğe olarak ön plana alınarak derenin karşılıklı kıyıları arasındaki kentsel hareketlilik artırılmıştır.

Bununla birlikte gelecekte Ege kıyılarını daha fazla etkileyeceği öngörülen küresel iklim değişikliği kaynaklı kriz durumlarına karşı Balavca Deresi, iklim krizinin etkileri ile birlikte yaşanabilecek afet durumlarına karşı proaktif çözümleri içerisinde barındıran bir dirençlilik odağı olarak çeşitli önlemlerle risklere karşı dayanıklı hale getirilmiştir. Hem bölge için çok değerli olan suyu biriktiren hem de taşkın gibi risklere karşı yönlendiren tasarım prensipleri ile dere yatağında suyun kullanımı ekolojik olarak sürdürülebilir bir akışa dönüştürülmüştür.

Aynı zamanda derenin akışı ve kamusal kullanımı sınırlandıran düzenlemelere alternatif olarak; trafik düzenlemeleri ve yaya-bisiklet odaklı sürdürülebilir bir ulaşım planı önerilmiştir. Dere aksında yer alan yeşil değerlerin tamamı korunarak yeni sistemin kurucu bir öğesi olarak ön plana alınmış ve suyun döngüsü bağlamında akış rejimine göre yeni ekolojik sistemlerin doğabileceği doğal alanlar yaratılması hedeflenmiştir. Bu hedef bağlamında alana önerilen flora ve fauna öğeleri kendi döngülerini kurabilecek alanlara sahip olarak kentin içerisinde bir çeşitlilik sarmalının parçası olacaktır.

  1. Dere Yatağının Su Akışı ve Kamusal Kullanım-Yeşil Aks Sürekliliği Odağında Yeniden Tasarlanması
  2. Derenin Akış Dinamiğinin Kullanıcı Ölçeğine Uygun Geçiş ve Kullanım Mekanları Yaratılması Amacıyla Düzenlenmesi
  3. Derenin Su Akışının Taşkın ve Kuraklık Senaryolarına Karşı Sürdürülebilir Proaktif Çözümlerle Yönetilebilecek Şekilde Dönüştürülmesi
  4. Dere Yatağı Etrafındaki Araç Bazlı Ulaşım Çözümlerinin Yeni Kamusal Tasarıma Uygun Olarak Dönüştürülmesi
  5. Balavca Deresi Üzerindeki Niteliksiz Eklerin Kaldırılması ve Yeni Yaklaşım Önceliğinde Yapısal Eklerin Önerilmesi

Dere Yatağı ve Çevresindeki Tarihi, Kültürel ve Yeşil Alanların Bütünleşik Tasarımı

Proje alanında bulunan ve birbirinden bağımsız nitelikleri ile ön plana çıkan tarihi ve kültürel değerler; yeşil akslar öncülüğünde kamusal kullanıma uygun olarak yürünebilir, izlenebilir, erişilebilir ve algılanabilir şekilde birbiri ile ilişkilendirilmiştir. Bu ilişki ağını oluşturan rotalar ile birbirini tamamlar hale getirilen alanlardaki arkeolojik alanlar arkeopark olarak, tarihsel yapılar ise Milas’ın demografik yapısına göre farklı güncel fonksiyonlar ile tanımlanmıştır. Bu tamamlama faaliyetleri Milas’ın seçilmiş bir turizm yatırım alanı olarak değil; aksine güncel tüketim döngüsü içerisinde yaz-kış dengesi bulunmayan muadil Ege kentlerine oranla alternatif bir yerel-sürekli kullanım ön plana alınarak biçimlendirilmiştir. Sürdürülebilir bir kent yaşamı kurma hedefinin önemli bir yansıması olan bütünleşik tasarım öğeleri ile birlikte; kentin içerisindeki tüm paydaşlar yapılan tasarım faaliyetinin bir parçası ve sürdürücüsü olarak kurgulanmıştır.

Milas’ın insan-doğa dengesi içerisinde tüm faaliyetlerini odağına alan ve toplumu oluşturan tüm bireylerin kendisine yer edinebileceği mekansal dönüşümleri öncüleyen yapısal öneriler doğrultusunda; özellikle kentin toplama ve dağılma noktalarında bulunan mekanlar yeni potansiyeller içerecek şekilde yeniden işlevlendirilmiştir. Sadece idari yapıların bulunduğu noktalar ve akslar, yeni kamusal kullanım hedefleri ve kullanıcı kitleleri ile birlikte sınırlı kullanım sunan yapıların ötesinde geçişken ve tamamlayıcı yeni fonksiyonlar ile çeşitlendirilmiştir.

Bu şekilde geleceğini kendi içerisinde değerlendiren, geliştiren ve sürdüren bir anlayış ile yeni bütünleşik tasarım alanlarının tamamı işlevlendirilmiştir. Alanları kapsayan bütünleşik tasarım süreçleri yerel malzeme ve yapım yöntemleri ile yerelin katılımı esas alınarak tamamlanacak şekilde katılımcı ve şeffaf olarak planlanmıştır.

  1. Tarihi, Kültürel ve Yeşil Alanları Birbiri İle Bağlayan Döngüsel Kentsel Rotaların Oluşturulması
  2. Arkelojik Alanların Arkeopark Yaklaşımı İle Yeniden Düzenlenmesi ve Kentsel Bağlantıların Yeniden Tanımlanması
  3. Tarihi Yapıların Restorasyonu ve Geçişken-Tamamlayıcı Şekilde Yeniden İşlevlendirmesi
  4. Günümüze Ulaşmayan Tarihi Yapıların Güncel Fonksiyonlar İle Kamusal Yaşama Adapte Edilmesi
  5. Şeffaf ve Katılımcı Anlayışın Tüm Kentsel Tasarım Süreçlerinde Başat Faktör Olarak Kurgulanması ve Tüm Paydaş Girdilerinin Süreç Odağında Değerlendirilmesi

Yerel Üretim Ve Kalkınma Hedeflerinin Sürdürülebilir Ekonomik Öneriler İle Desteklenmesi ve Endüstriyel Miras Alanlarının Öneriler Bağlamında Dönüşümü

Proje alanında bulunan tarımsal arazilerin ve üretim potansiyelinin dışlayıcı bir kentsel biçimleniş karşısından işlevsiz kalmaması adına; tarım ile bütünleşik yeni üretim ve işleme mekanlarının kent içerisindeki endüstriyel miras alanlarında ve kamusal odaklarda sürmesi hedeflenmiştir. Bu hedefe bağlı olarak başta zeytin olmak üzere diğer tarım ürünlerinin farklı üretim metodları ve ürün bazında gelişim gösterebileceği alt merkezler ve toplama merkezleri öncülüğünde toplam bir kırsal kalkınma-kentsel işlev dengesi kurulmuştur. Gelişkin teknolojik süreçlerin yereldeki tarım faaliyetlerine entegre edilerek yapısal önerilere dönüşmesi ile kente özgü olan endemik ve değerli tohumların korunabileceği tohum bankası, yeni dikey ve topraksız kent içi sürdürülebilir tarım mekanları ve labaratuvarları önerilmiştir.

Kent içerisinde odak noktası olarak tasarlanan ve tarihi olarak kamusal kullanım alanlarına denk düşen meydanların dönüşümü; yerel zanaatlerin ve yerel dayanışma-tüketim-bir araya gelme mekanlarının uyum içerisinde tasarlandığı yeni bir döngüsel başlangıç olarak önerilmiştir. Bu mekanlarda geçmişte sürdürülen toplumsal faaliyetler ve karşılıklı ilişkiler; mekansal olarak imkanları genişletilmiş ve kullanımı sürdürülebilir şekilde düzenlenmiş yeni mekanlara taşınmıştır. Ege’nin iklimsel şartları ve geleceğin getireceği demografik değişim süreçleri ön plana alınarak tasarlanan mekanların olabildiğince esnek kullanım imkanı sunan ve kendi içerisinde dönüşebilen şekilde kurgulanması hedeflenmiştir.

  1. Yerel Ürünlerin Ve Zanaatlerin Üretim Ve Tüketim Döngüsünü Sürdürülebilir Şekilde Destekleyecek Olan Kamusal Mekanların Yaratılması
  2. Yerel Tarım Hafızasının Korunması ve Geleceğe Yönelik Dönüşümü İçin Teknolojik Odaklı Tohum Bankası ve Alternatif Kentsel Ekolojik Üretim Mekanlarının Tasarlanması
  3. Atıl Durumda Bulunan Endüstriyel Yapıların Yeni Üretim ve Dönüşüm Tesisleri Olarak Kent-Kır Dengesi Öncülüğünde İşlevlendirilmesi

 

Proje Ekibi

Nalan Korkut, Sinem Kılıç, Duygu Aydemir, Metin Berk Süer, Rengin Şeşeoğulları

animation-image