Felaketler yalnızca fiziksel yapıları etkilemekle kalmaz; ardından gelen süreç, toplulukların, kimliklerin ve ortak hafızanın yeniden inşasını gerektirir. Bir felaketin ardından bir kenti yeniden inşa etmek, paylaşılan travmayla yüzleşmeyi ve aynı zamanda kentsel ve toplumsal yapının köklü bir şekilde yeniden yapılandırılması için bir fırsatı beraberinde getirir. Bu süreç, mimarları, peyzaj mimarlarını, şehir plancılarını ve tasarımcıları; krizden doğan karmaşıklıklar ve beklenmedik içgörülerle dikkatli ve duyarlı bir şekilde çalışmaya davet eder.

Projemiz, Helenistik Dönem’den günümüze kesintisiz olarak yaşamın sürdüğü, tarihî ve kültürel derinliğiyle öne çıkan Antakya kentinde konumlanmaktadır. Antakya, birçok medeniyetin izlerini taşıyan ve katmanlı hikâyelerle şekillenmiş karmaşık bir kentsel dokuyu bünyesinde barındırır. Kentin kültürel mirası, sosyo-ekonomik yapısı ve tarihsel sürekliliğine yönelik kapsamlı araştırmaların yanı sıra, afet sonrası kentsel iyileşme konusundaki küresel örneklerin detaylı analizleri doğrultusunda, tasarımımız karmaşık kentsel sorunlara yönelik bilinçli ve bütüncül bir yanıt olarak şekillenmiştir.

Studio NeoGe olarak, farklı paydaşlar ve topluluk üyeleriyle iş birliği yapma ayrıcalığını yaşadık; bu sayede kapsayıcı, güvenli ve anlamlı bir yaşam çevresi tasarlama imkânı bulduk. Amacımız, toplumsal dayanıklılığı destekleyen, sosyal etkileşimi teşvik eden ve ortak aidiyet ile kimlik duygusunu güçlendiren mekânlar oluşturmaktır.

Proje Ekibi

Nalan Korkut, Sinem Kılıç, Duygu Aydemir, Şeyma Uz

İş Birlikleri

Rasa Studio, DB Architects, Viva Architects, Dome+Partners, Sour Studio

Proje Durumu

Yapım aşamasında

animation-image